İçeriğe geç
BAĞIMSIZ KÜRESEL HABERCİLİK
PİYASALAR

TARSİM 2027’de Don Teminatını 25 Ürüne Çıkarıyor

2027’den itibaren don teminatındaki ürün sayısı 9’dan 25’e çıkacak; parsel bazlı verim sigortası Şanlıurfa ve Kayseri’de de pilot uygulanacak.

Devlet destekli tarım sigortalarında 2027 yılı için kapsam genişletiliyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıkladığı düzenlemeye göre teminat dönemi öncesinde yaşanan don olaylarına karşı sigortalanabilen ürün sayısı 9’dan 25’e çıkarılacak. Temel Sigorta Paketi’ne de 16 yeni ürün dahil edilecek. Ayrıca Parsel Bazlı Verim Sigortası Tekirdağ’ın ardından Şanlıurfa ve Kayseri’de de pilot olarak uygulanacak. Düzenleme, iklim kaynaklı üretim kayıplarının tarım üzerindeki etkisinin giderek büyüdüğü bir dönemde geliyor.

Don teminatına 16 yeni ürün ekleniyor

Daha önce kayısı, elma, armut, ayva, şeftali, nektarin, erik, kiraz ve vişne ürünlerinde uygulanan erken dönem don teminatı genişliyor.

Ceviz, badem, Trabzon hurması, dut, nar, incir, kivi, hünnap, yenidünya, muşmula, kızılcık, kuşburnu, alıç, keçiboynuzu, muz ve kestane de kapsama giriyor.

İklim değişikliği sigorta ihtiyacını artırıyor

İlkbaharda yaşanan ani don olayları özellikle meyvecilikte büyük zarara yol açabiliyor. Ağaç çiçeklenme dönemindeyken sıcaklığın kısa süreli düşmesi bile tüm sezonun ürününü etkileyebiliyor.

İklim değişikliği mevsim geçişlerini daha öngörülemez hale getirdiği için üreticinin risk yönetimi ihtiyacı artıyor.

Temel Sigorta Paketi 25 ürüne çıkıyor

TARSİM’in Temel Sigorta Paketi’nde de 16 ürün daha kapsama alınarak toplam ürün sayısı 25’e yükseltilecek.

Paketin genişlemesi, daha fazla üreticinin düşük maliyetli veya temel risklere odaklanan sigorta seçeneklerine erişmesini amaçlıyor.

Tritikale gelir koruma sigortasına eklendi

Gelir Koruma Sigortası’nda buğday, arpa ve çavdarın yanına tritikale de dahil ediliyor. Bu ürün yem ve tahıl üretiminde giderek daha fazla kullanılıyor.

Gelir koruma modeli yalnız verim kaybını değil, fiyat düşüşü gibi unsurları da dikkate alarak üreticinin toplam gelirini korumayı hedefliyor.

Pelemir de TARSİM kapsamına giriyor

Üreticilerden gelen talepler doğrultusunda pelemir ürünü de sigorta kapsamına dahil edildi. Enginarın çok yıllık yetiştiriciliğinde ise dolu paketinin teminat başlangıç esasları yeniden düzenlenecek.

Bu değişiklikler, sistemin tek tip poliçeden ziyade ürün özelliklerine göre güncellendiğini gösteriyor.

Parsel Bazlı Verim Sigortası genişliyor

Kuraklık ve diğer nedenlerle oluşan verim kaybını köy ortalaması yerine doğrudan parsel düzeyinde ölçmeyi amaçlayan model, Tekirdağ’ın ardından Şanlıurfa ve Kayseri’de pilot uygulanacak.

Parsel bazlı ölçüm, üreticinin kendi arazisindeki gerçek kaybı daha hassas biçimde yansıtabilir.

Kuraklık riski İç Anadolu ve Güneydoğu’da kritik

Kayseri ve Şanlıurfa’nın pilot programa eklenmesi farklı iklim ve üretim desenlerinde sistemin test edilmesini sağlayacak.

Özellikle yağışa bağlı tahıl üretiminde kuraklığın etkisi bölgeden bölgeye ciddi farklılık gösterebiliyor.

Devlet desteği sigorta primini düşürüyor

TARSİM sisteminde sigorta primlerinin belirli bölümü devlet tarafından karşılanıyor. Bu destek, özel sigortada yüksek olabilecek tarım risklerinin daha geniş üretici kitlesi tarafından güvenceye alınmasını sağlıyor.

Ancak sigortalılık oranının artması için üreticinin poliçe kapsamını ve hasar ödeme mekanizmasını iyi anlaması gerekiyor.

Hasar tespiti teknolojiyle değişiyor

Uydu görüntüleri, meteorolojik veri ve dijital tarım sistemleri hasar tespitinde giderek daha fazla kullanılıyor. Parsel bazlı sigorta bu teknolojilere daha fazla ihtiyaç duyacak.

Hızlı ve şeffaf hasar tespiti, üreticinin sisteme güvenini belirleyen en önemli unsurlardan biri.

Sigorta üretim riskini tamamen ortadan kaldırmaz

TARSİM çiftçinin zararını azaltabilir ancak iklim uyum yatırımlarının yerini tutmaz. Sulama, dayanıklı çeşitler, bahçe yönetimi ve erken uyarı sistemleri yine gerekli.

En güçlü model, sigorta ile risk azaltıcı tarım uygulamalarının birlikte kullanılması.

2027 uygulaması tarım finansmanı açısından da önemli

Sigortalı üretim bankalar ve diğer finans kuruluşları açısından daha öngörülebilir nakit akışı anlamına gelebilir. Bu, krediye erişimi ve yatırım kararlarını destekleyebilir.

Ürün sayısının 25’e çıkarılması, tarımda iklim riskinin finansal yönetimini daha geniş bir üretici grubuna taşıyacak. 2027’de pilot uygulamaların sonuçları, sistemin ülke geneline nasıl yayılacağını belirleyecek.

Kaynaklar

  • T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, 12 Ekim 2026
  • Anadolu Ajansı, 12 Ekim 2026

Poliçe tasarımında bölgesel farklılıklar önem taşıyor

Türkiye’de don, dolu ve kuraklık riski her bölgede aynı değil. Ege’deki bir meyve bahçesi ile İç Anadolu’daki tahıl tarlası farklı iklim tehditleriyle karşılaşıyor. TARSİM’in ürün ve parsel bazlı modeli bu nedenle tek tip risk fiyatlaması yerine daha ayrıntılı veri kullanımını gerektiriyor.

2027’de kapsamın genişlemesiyle birlikte meteoroloji istasyonları, uydu verileri ve geçmiş hasar kayıtlarının daha da önemli hale gelmesi bekleniyor. Risk doğru ölçülmezse primler bazı üreticiler için pahalı kalabilir veya hasar karşılıkları yetersiz olabilir.

Üretici eğitimi de kapsam genişlemesi kadar kritik

Sigorta sisteminin etkili olması için çiftçinin poliçede hangi olayların teminat altında olduğunu bilmesi gerekiyor. Hasar ihbar süresi, muafiyet oranı ve tazminat hesabı gibi ayrıntılar yanlış anlaşıldığında ödeme döneminde uyuşmazlık çıkabiliyor. Bakanlık ve TARSİM’in yeni ürünleri devreye alırken sahada bilgilendirme çalışmalarını artırması bekleniyor.

İklim finansmanı açısından örnek oluşturabilir

Tarım sigortası, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetini paylaşmanın araçlarından biri. Kamu desteği, sigorta şirketleri ve üreticinin aynı sistemde risk paylaşması, diğer iklim uyum programları için de model oluşturabilir.

İlgili haberler

Yukarı Çık