Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, yıl sonu enflasyon beklentisinin sınırlı artışla yüzde 29,63’e yükseldiğini gösterdi. Bir önceki ankette yüzde 29,61 olan beklenti neredeyse yatay kalırken, ekim ayı TÜFE artışı beklentisi yüzde 1,97’den yüzde 2,11’e çıktı. 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,70’ten yüzde 23,89’a yükselirken, 24 ay sonrası beklenti yüzde 18,32’den yüzde 17,94’e geriledi.
Anket 71 katılımcıyla gerçekleştirildi
TCMB’nin reel sektör, finansal sektör ve profesyonellerden oluşan 71 katılımcıyla gerçekleştirdiği anket, piyasanın enflasyon, döviz kuru, büyüme, cari denge ve faiz beklentilerini düzenli olarak ölçüyor. Anket tahmin niteliğinde; resmi hedef veya TCMB tahmini olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Bununla birlikte piyasa fiyatlamaları ve şirketlerin bütçe planları açısından önemli bir referans oluşturuyor. Özellikle enflasyon beklentilerindeki değişim, ücret sözleşmelerinden kredi faizlerine kadar geniş bir alanda karar süreçlerini etkileyebiliyor.
12 ay sonrası beklenti yükseldi, 24 ay sonrası geriledi
Kısa ve orta vadeli beklentilerin farklı yönlere gitmesi dikkat çekiyor. 12 ay sonrası TÜFE beklentisinin yüzde 23,89’a yükselmesi, piyasanın enflasyondaki düşüşün kısa vadede beklenenden biraz daha yavaş olabileceğini düşündüğünü gösteriyor.
Buna karşılık 24 ay sonrası beklentinin yüzde 17,94’e gerilemesi, daha uzun vadede dezenflasyon sürecine ilişkin güvenin tamamen bozulmadığını işaret ediyor. Merkez Bankası açısından beklentilerin vade uzadıkça aşağı yönlü olması para politikası aktarımı bakımından önem taşıyor.
Dolar/TL beklentilerinde farklı yönler
Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,5716’dan 51,5471’e geriledi. Buna karşılık 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi 58,6049’dan 59,2596’ya yükseldi.
Bu tablo, kısa vadede daha sınırlı kur hareketi beklenirken daha uzun vadede nominal değer kaybı beklentisinin sürdüğünü gösteriyor. Kur beklentileri, ithalat maliyetleri ve şirketlerin döviz pozisyonları açısından yakından izleniyor.
Cari açık beklentisi iyileşti
Yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi 50,1 milyar dolardan 48,5 milyar dolara geriledi. Gelecek yıl için beklenti de 44,4 milyar dolardan 43,8 milyar dolara indi.
Cari açık beklentisindeki iyileşme, dış finansman ihtiyacının biraz daha düşük olabileceği anlamına geliyor. Ancak enerji fiyatlarının yüksek seyri ve küresel ticaretteki dalgalanmalar bu tahminler üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor.
Büyüme beklentisi yüzde 2,9’a indi
Ankette 2026 yılı GSYH büyüme beklentisi yüzde 3’ten yüzde 2,9’a geriledi. Gelecek yıl için büyüme beklentisi yüzde 3,9 seviyesinde kaldı.
Enflasyonla mücadele sürecinde daha sıkı finansal koşullar iç talebi yavaşlatabilir. Bu nedenle büyüme ile fiyat istikrarı arasındaki denge, yılın son çeyreğinde ekonomi yönetiminin en önemli başlıklarından biri olacak.
Faiz beklentileri kademeli düşüşe işaret ediyor
Katılımcılar TCMB’nin ilk toplantısı için politika faizini yüzde 36, ikinci toplantı için yüzde 35, üçüncü toplantı için yüzde 34,35 civarında bekliyor. 12 ay sonrası politika faizi beklentisi ise yüzde 29,01.
Bu tahminler piyasanın önümüzdeki dönemde faizlerin kademeli biçimde aşağı gelebileceğini düşündüğünü gösteriyor. Ancak bu patikanın gerçekleşmesi enflasyon verileri ve beklentilerin seyrine bağlı olacak.
22 Ekim kararı daha fazla önem kazandı
TCMB’nin bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı 22 Ekim’de yapılacak. Ekim ayı anketi bu karar öncesinde piyasanın beklenti haritasını ortaya koyuyor.
Enflasyon beklentilerinin kısa vadede hafif yükselmiş olması, Merkez Bankasının iletişiminde temkinli tonu koruyabileceğine işaret ediyor. Politika yapıcılar yalnız gerçekleşen enflasyonu değil, beklentilerin ne kadar hızlı iyileştiğini de yakından izliyor.
Şirketler ve hanehalkı açısından ne ifade ediyor?
Piyasa katılımcılarının beklentileri doğrudan tüketicinin enflasyon algısını yansıtmasa da finansal koşullar üzerinden geniş ekonomiyi etkileyebiliyor. Bankalar kredi fiyatlamasında, şirketler bütçe ve ücret planlarında bu tür göstergeleri dikkate alıyor.
Ekim anketinin ana mesajı, yıl sonu enflasyon beklentisinin büyük ölçüde sabit kaldığı ancak kısa vadeli enflasyon görünümünün bir miktar daha yüksek fiyatlandığı yönünde. 24 ay sonrası beklentideki düşüş ise daha uzun vadeli dezenflasyon beklentisinin korunduğunu gösteriyor.
Kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Piyasa Katılımcıları Anketi, Ekim 2026
- Anadolu Ajansı, 16 Ekim 2026

