İçeriğe geç
BAĞIMSIZ KÜRESEL HABERCİLİK
PİYASALAR

Cevdet Yılmaz: Sağlık Sanayisinde Yerlileşme Hızlandırılabilir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamu alımları ve düzenleyici güçle sağlık endüstrilerinde yerlileşmenin hızlandırılabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin sağlık endüstrilerinde yerlileşme ve millileşme sürecini kamu alımları ve düzenleyici araçlarla hızlandırabileceğini söyledi. Ankara Gölbaşı’nda düzenlenen DESU Medikal Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuşan Yılmaz, sağlık hizmetlerinde son yıllarda oluşturulan altyapının artık biyoteknoloji, yapay zeka, ileri malzeme ve yerli üretim kapasitesiyle desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Kamu alımları sanayi politikası aracı olabilir

Türkiye’de kamu sağlık sistemi büyük hacimli ilaç ve medikal cihaz alımı yapıyor. Yılmaz’a göre bu satın alma gücünün yerli üretimi teşvik edecek biçimde kullanılması mümkün.

Uzun vadeli alım garantileri bazı yatırımlarda özel sektörün riskini azaltabilir.

Medikal cihazlarda ithalat bağımlılığı önemli

Yüksek teknoloji tıbbi cihazlarda Türkiye önemli ölçüde ithalata bağımlı. Görüntüleme sistemleri, robotik cerrahi ve ileri tanı cihazları yüksek döviz maliyeti yaratabiliyor.

Yerli üretim bu açığı azaltmayı hedefliyor.

Sağlık turizmi üretim için pazar yaratıyor

Türkiye yılda milyonlarca yabancı hastaya sağlık hizmeti sunuyor. Bu büyüyen hizmet pazarı yerli cihaz ve sarf malzemesi üreticileri için ek talep oluşturabilir.

Yurt içinde referans kazanan ürünlerin ihracat potansiyeli de artabilir.

Biyoteknoloji yeni büyüme alanı

Klasik medikal cihazların yanında biyoteknolojik ilaçlar ve hücresel tedaviler sağlık sanayisinin en hızlı büyüyen alanları arasında.

Bu alanlarda Ar-Ge maliyeti yüksek ancak katma değer de çok daha büyük.

Yapay zeka sağlık sistemine giriyor

Tanı destek sistemleri, görüntü analizi ve hastane operasyonlarında yapay zeka kullanımı hızla artıyor. Türkiye’nin güçlü dijital sağlık veri altyapısı yerli yazılım geliştirme açısından avantaj sağlayabilir.

Ancak hasta mahremiyeti ve klinik doğrulama standartları kritik.

Üniversite-sanayi iş birliği gerekli

Tıbbi teknoloji geliştirmek yalnız fabrika yatırımıyla mümkün değil. Üniversitelerdeki klinik bilgi ve mühendislik araştırmalarının şirketlerle buluşması gerekiyor.

Teknoparklar ve araştırma hastaneleri bu iş birliğinde önemli rol oynayabilir.

İhracat hedefi için sertifikasyon şart

Medikal ürünlerin Avrupa ve ABD gibi pazarlara girebilmesi için sıkı kalite ve güvenlik standartlarını karşılaması gerekiyor. CE ve diğer düzenleyici süreçler zaman ve maliyet gerektiriyor.

Yerli üretimin küresel pazara çıkması için bu kapasitenin güçlendirilmesi şart.

Tedarik güvenliği stratejik hale geldi

Pandemi döneminde maske, ventilatör ve bazı ilaçlarda yaşanan küresel sıkıntılar sağlık sanayisinin stratejik niteliğini ortaya koydu.

Ülkeler kritik ürünlerde tamamen dışa bağımlı kalmanın riskini daha net gördü.

Kamu politikası özel sektörün yönünü etkileyebilir

Ar-Ge teşvikleri, yatırım destekleri ve kamu alım politikaları şirketlerin hangi ürünlere yatırım yapacağını doğrudan etkiliyor. Öngörülebilir düzenleme uzun vadeli sermaye için önemli.

Yılmaz’ın mesajı bu araçların daha koordineli kullanılacağına işaret ediyor.

Yerlileşmenin ölçüsü kalite olmalı

Yerli üretim hedefi yalnız üretim oranıyla değil ürünün klinik kalitesi, fiyatı ve ihracat başarısıyla değerlendirilmek zorunda.

Rekabetçi olmayan veya inovasyon taşımayan üretim kalıcı avantaj yaratmayabilir.

Kaynaklar

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 13 Ekim 2026 konuşması
  • Anadolu Ajansı, 13 Ekim 2026

Sağlık sanayisinde yerlileşmenin ekonomik boyutu büyük

Türkiye’nin sağlık harcamaları büyüdükçe ithal ilaç ve cihazların döviz maliyeti de artıyor. Yerli üretim yalnız stratejik bağımsızlık değil cari denge açısından da önem taşıyor. Ancak ithal ürünün yerini alacak üretimin aynı kalite standardını yakalaması ve rekabetçi maliyetle yapılması gerekiyor.

Sağlık sektöründe kamu en büyük alıcılardan biri olduğu için ihale şartları ve geri ödeme politikaları şirketlerin yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Uzun vadeli ve öngörülebilir satın alma planları yerli üreticiye ölçek kazandırabilir. Buna karşılık korumacı ve rekabete kapalı modeller inovasyonu zayıflatabilir.

İhracat başarısı yerlileşmenin gerçek testi olacak

Bir medikal ürünün yalnız iç pazarda satılması sınırlı ölçek yaratır. Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya gibi pazarlara ihracat yapabilen şirketler daha büyük Ar-Ge bütçesi oluşturabilir. Türkiye’nin sağlık turizmindeki görünürlüğü de yerli cihaz ve dijital sağlık çözümlerinin uluslararası tanıtımı için referans sağlayabilir.

Türkiye’nin bu alandaki rekabet avantajlarından biri güçlü hastane altyapısı ve büyük iç pazar. Yerli üreticiler ürünlerini geniş bir kullanıcı tabanında test edip referans oluşturabiliyor. Buna karşılık ileri tıbbi teknoloji için yetişmiş mühendis, klinik uzman ve düzenleyici mevzuat bilgisi gerekiyor.

Sağlık sanayisinde yerlileşmenin sürdürülebilir olması için kamu desteğinin Ar-Ge, kalite ve ihracat performansına bağlanması önem taşıyor. Yalnız montaj yapan değil, fikri mülkiyet ve tasarım kabiliyeti geliştiren şirketlerin desteklenmesi daha kalıcı değer yaratabilir.

Yerli üretim tedarik krizlerine karşı tampon oluşturabilir

Kritik sarf malzemeleri ve cihazlarda yurt içi üretim kapasitesi, küresel kriz dönemlerinde tedarik kesintilerinin etkisini azaltabilir. Pandemi sırasında bu ihtiyaç net biçimde görülmüştü. Yeni hedef, yalnız acil dönem üretimi değil, sürekli ve ihracat yapabilen bir sağlık teknolojisi ekosistemi kurmak.

Türkiye’nin hedefi yalnız kritik ürünleri içeride üretmek değil, bölgesel bir sağlık teknolojisi tedarikçisi haline gelmek. Orta Doğu, Balkanlar ve Orta Asya pazarları yerli üreticiler için doğal genişleme alanları olabilir. Başarı, kamu desteğinin ihracat ve kalite performansına bağlanmasına bağlı olacak.

İlgili haberler

Yukarı Çık