İçeriğe geç
BAĞIMSIZ KÜRESEL HABERCİLİK
PİYASALAR

Kentsel Dönüşümde 2,38 Milyon Yapı Tamamlandı: İstanbul’da 291 Bin Bağımsız Bölümde Çalışma Sürüyor

Bakanlık verilerine göre Türkiye'de 2 milyon 378 bin yapının dönüşümü tamamlandı; İstanbul'da 291 bin bağımsız bölümde süreç devam ediyor.

Bakanlık verilerine göre Türkiye’de 2 milyon 378 bin yapının dönüşümü tamamlandı; İstanbul’da 291 bin bağımsız bölümde süreç devam ediyor.

Bakanlıktan yeni bilanço

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 13 Ekim 2026’da paylaştığı verilere göre Türkiye genelinde 2 milyon 378 bin yapının dönüşümü tamamlandı. Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2012’den bu yana dönüşüm kapsamına aldığı yapı sayısı 2 milyon 761 bin olarak açıklandı. Bakanlık, 383 bin yapıda dönüşüm çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Rakamlar geniş ölçekli bir programın ilerlemesini gösteriyor; ancak bir yapının kapsama alınmasıyla fiilen tamamlanması arasında zaman ve uygulama farkı bulunuyor.

İstanbul rakamları neden ayrı izleniyor?

İstanbul’da dönüşüm kapsamına alınan 1 milyon 298 bin bağımsız bölümden 1 milyon 7 bininin tamamlandığı, 291 bininde çalışmaların sürdüğü bildirildi. Buradaki ölçü bağımsız bölüm olduğu için ülke genelinde verilen yapı sayısıyla doğrudan aynı birim gibi karşılaştırılmamalı. Bir apartmanda birden fazla bağımsız bölüm bulunabilir. Dolayısıyla tamamlanan yapı sayısı ile dönüştürülen konut veya iş yeri sayısının farklı göstergeler olduğu unutulmamalı. Kamuoyuna sunulan verilerin bu ayrımla değerlendirilmesi önem taşıyor.

Yarısı Bizden kampanyasının kapsamı

Bakanlığın açıklamasına göre İstanbul’daki Yarısı Bizden kampanyası kapsamında 544 bin 564 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunların 117 bin 914’ünde süreç tamamlandı. Kalan bölüm için her başvurunun aynı aşamada olduğu varsayılamaz; proje geliştirme, uzlaşma, ruhsat, yıkım ve inşaat gibi farklı adımlar söz konusu olabilir. Kampanyanın ilerleyişini değerlendirirken yalnız toplam başvuru sayısına değil, tamamlanma oranına ve teslim edilen güvenli yapıların niteliğine bakmak daha açıklayıcı olacaktır.

Deprem riski ve zaman faktörü

Türkiye’nin birçok bölgesinde deprem tehlikesi bulunduğu için mevcut yapı stokunun güvenliği uzun vadeli bir kamu politikası meselesi. Kentsel dönüşüm, yalnız eski binaları yenilemek değil; taşıyıcı sistemin güncel standartlara uygunluğunu, zemin koşullarını, kaçış yollarını ve çevredeki altyapıyı da dikkate almak zorunda. Riskli bir binanın boşaltılması ve yenilenmesi çoğu zaman mülk sahipleri arasında uzlaşma, finansman ve geçici barınma çözümleri gerektirir. Bu unsurlar planlanmadığında süreç uzayabilir.

Hane halkının karşılaştığı maliyetler

Dönüşüm kararında inşaat maliyeti kadar taşınma, kira ve geçici konaklama giderleri de önemlidir. Ev sahipleri ve kiracılar farklı hukuki ve ekonomik koşullarla karşılaşabilir. Kredi, hibe ve diğer desteklerin ayrıntıları programın türüne ve başvurunun koşullarına göre değiştiğinden tek bir rakamı bütün binalara uygulamak doğru olmaz. Vatandaşların sözleşme imzalamadan önce destek koşullarını resmî kaynaklardan doğrulaması, teknik proje ve teslim takvimi hakkında yazılı bilgi alması gerekir.

Yapı güvenliği nasıl değerlendirilir?

Bir binanın yalnız yaşına veya dış görünüşüne bakılarak güvenli ya da riskli olduğu söylenemez. Yetkili kuruluşların yapacağı teknik incelemeler, malzeme kalitesi, taşıyıcı sistem, zemin ve mevzuata uygunluk gibi başlıkları değerlendirir. Dönüşüm kararı veren maliklerin yetkili mühendislik raporlarını, ruhsat durumunu ve proje değişikliklerini dikkatle incelemesi önemlidir. Yeni bir binanın da ancak uygun tasarım, denetim ve uygulama süreçleriyle beklenen güvenlik düzeyine ulaşabileceği akılda tutulmalıdır.

Şehir planlaması boyutu

Kentsel dönüşüm projeleri tek tek binalardan ibaret değildir. Nüfus yoğunluğu arttığında yollar, su şebekesi, kanalizasyon, okullar, sağlık hizmetleri ve yeşil alanlar üzerindeki talep de değişebilir. Bu nedenle projelerin mahalle ölçeğinde planlanması ve ulaşım kapasitesiyle uyumlu ilerlemesi önem taşır. Özellikle İstanbul gibi yoğun metropollerde parsel bazlı yenileme ile alan bazlı dönüşüm farklı sonuçlar yaratabilir. Yerel yönetimlerin altyapı planları ile merkezi desteklerin eşgüdümü belirleyici olacaktır.

Şeffaf ilerleme ölçütleri

Tamamlanan yapı sayısı tek başına programın bütün etkisini anlatmaz. Teslim edilen bağımsız bölüm sayısı, riskli yapı stokunun toplam büyüklüğü, yeni konutların erişilebilirliği, hak sahiplerinin geri dönüş oranı ve inşaat kalitesi de izlenmeli. Kamu verilerinin aynı tanımlar ve dönemler kullanılarak yayımlanması karşılaştırmayı kolaylaştırır. Ayrıca planlanan ve gerçekleşen teslim tarihleri arasındaki farkların açıklanması, vatandaşların kendi taşınma ve finansman kararlarını daha sağlıklı vermelerine yardımcı olabilir.

Başvuru sahipleri nelere dikkat etmeli?

Dönüşüm için başvuru düşünenlerin ilk adımı binanın hukuki ve teknik durumunu netleştirmek olmalı. Kat mülkiyeti kayıtları, tapu bilgileri, risk tespit süreçleri ve mevcut projelerin incelenmesi olası anlaşmazlıkları azaltabilir. Müteahhit seçimi yapılırken geçmiş işler, finansal yeterlilik ve sözleşmedeki teslim koşulları değerlendirilmelidir. Resmî destek ve teşvikler hakkında güncel bilgiler doğrudan yetkili kurumların kanallarından alınmalı; sosyal medyada dolaşan standart ödeme vaatlerine dayanılarak işlem yapılmamalı.

Bundan sonra ne izlenecek?

Açıklanan yeni bilanço, dönüşüm programının mevcut ölçeğini gösteriyor. Önümüzdeki aylarda tamamlanan 383 bin yapının hangi hızda teslim edildiği, İstanbul’daki 291 bin bağımsız bölümde çalışmaların nasıl ilerlediği ve Yarısı Bizden kampanyasının tamamlanma performansı önemli olacak. Deprem güvenliği açısından asıl hedef, yalnız yüksek sayılara ulaşmak değil, riskli yapı stokunu ölçülebilir ve kalıcı biçimde azaltmak. Bu nedenle ilerleme verilerinin teknik güvenlik ve sosyal etkilerle birlikte okunması gerekiyor.

Kaynak

13 Ekim 2026 tarihli haber ve kurum açıklaması

Öne çıkan görsel temsilidir; açıklanan projeden alınmış fotoğraf değildir.

Yukarı Çık