Eti Maden, 2026 yılında bor satışında hem tonaj hem gelir bakımından tarihi bir seviyeye ulaşmaya hazırlanıyor. Eti Maden Genel Müdürü Yalçın Aydin’in açıkladığı verilere göre şirketin yıl sonu satış hacminin 2 milyon 700 bin tona, satış gelirinin ise 1 milyar 560 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakam gerçekleşirse Türkiye’nin bor ürünlerinden elde ettiği yıllık gelir açısından yeni bir rekor kaydedilmiş olacak.
Türkiye, dünya bor rezervlerinin önemli bölümüne sahip olması nedeniyle küresel bor piyasasında stratejik bir konumda bulunuyor. Eti Maden’in üretim ve ihracat performansı yalnız şirket bilançosu açısından değil, Türkiye’nin madencilik ihracatı ve kritik hammaddelerdeki küresel rolü açısından da yakından izleniyor.
2,7 milyon ton satış hedefi
Aydin’in verdiği bilgiye göre 2026 yılının toplam bor satışı 2 milyon 700 bin tona ulaşacak. Bu hacim, Eti Maden’in son yıllarda özellikle rafine bor ürünleri ve katma değerli türevlerde artırdığı kapasitenin piyasaya yansıması olarak değerlendiriliyor.
Bor ürünleri cam, seramik, deterjan, tarım, enerji ve ileri teknoloji uygulamalarında kullanılıyor. Kullanım alanlarının genişliği, küresel talebi birçok sektöre yayarak borun stratejik değerini artırıyor.
Gelirde tarihi eşik
1 milyar 560 milyon dolarlık satış geliri, tonaj artışının yanı sıra ürün karması ve fiyatlama açısından da önemli bir gösterge. Ham cevher yerine rafine veya işlenmiş ürün satışının artması, birim başına geliri yükseltebiliyor.
Türkiye açısından asıl stratejik hedef de yalnız rezerv sahibi olmak değil, bu rezervleri daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek ihraç etmek.
Bor neden kritik bir maden?
Bor, ısıya dayanıklı camlardan seramiğe, gübreden temizlik ürünlerine kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip. Son yıllarda enerji depolama, savunma ve ileri malzeme teknolojilerinde de bor bileşiklerine yönelik yeni kullanım alanları geliştiriliyor.
Bu nedenle bor, klasik bir maden ihracat kalemi olmanın ötesinde sanayi politikası açısından stratejik bir hammadde olarak görülüyor.
Türkiye küresel pazarda güçlü oyuncu
Türkiye’nin yüksek rezerv payı, Eti Maden’e küresel pazarda önemli bir tedarikçi konumu sağlıyor. Ancak rezerv büyüklüğü tek başına kalıcı rekabet avantajı yaratmıyor. Ürün kalitesi, lojistik, müşteri çeşitliliği ve teknoloji yatırımları da belirleyici.
Şirketin farklı pazarlara erişimi, küresel ekonomik yavaşlama veya belirli bölgelerdeki talep düşüşüne karşı risk dağılımı sağlayabilir.
Katma değerli ürünler gelir artışının anahtarı
Bor karbür, ferrobor, bor nitrür ve farklı kimyasal bor bileşikleri gibi ileri ürünlerin üretimi, ton başına geliri klasik rafine ürünlerin üzerine taşıyabilir.
Türkiye’nin uzun vadede maden ihracatında daha fazla gelir elde etmesi için bu tür ileri ürünlerin payının artırılması kritik görülüyor.
Enerji dönüşümü yeni talep yaratabilir
Dünya ekonomisinde elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji altyapısı ve enerji depolama sistemleri büyüdükçe çeşitli mineral ve kimyasal girdilere talep artıyor. Borun bazı ileri malzeme ve batarya teknolojilerindeki potansiyel kullanım alanları bu açıdan dikkat çekiyor.
Bu gelişmeler, Eti Maden’in yalnız mevcut pazarlara değil geleceğin teknoloji sektörlerine yönelik ürün portföyü geliştirmesini önemli hale getiriyor.
İhracat geliri cari dengeye katkı sağlıyor
Madencilik ürünlerinden elde edilen döviz geliri, Türkiye’nin cari dengesi açısından önemli. Özellikle yerli kaynağa dayanan yüksek katma değerli ihracat, ithal girdiye dayalı sektörlere göre daha yüksek net döviz katkısı sağlayabiliyor.
Bu nedenle bor ihracatındaki büyüme makroekonomik açıdan da olumlu bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Rekor hedefinin ardından yeni soru kapasite
2026’da beklenen rekorun ardından temel soru, bu seviyenin ne ölçüde sürdürülebilir olduğu. Küresel talep, enerji maliyetleri, yatırım kapasitesi ve ürün çeşitliliği önümüzdeki yıllardaki performansı belirleyecek.
Eti Maden’in 2,7 milyon ton satış ve 1,56 milyar dolar gelir hedefi, Türkiye’nin bor piyasasındaki liderliğini gelir tarafında da güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir eşik olarak öne çıkıyor.
Kaynaklar
- Eti Maden Genel Müdürü Yalçın Aydin’in açıklamaları
- Anadolu Ajansı, 14 Ekim 2026
Rezerv üstünlüğü tek başına yeterli değil
Türkiye’nin yüksek bor rezervine sahip olması önemli bir avantaj; ancak maden sektöründe asıl rekabet gücü rezervi hangi verimlilikle işlediği ve ne kadar yüksek katma değerli ürüne dönüştürdüğüyle ölçülüyor. Düşük işleme seviyesindeki ürünlerin tonu ile ileri teknoloji uygulamalarında kullanılan özel bileşiklerin tonu arasında büyük fiyat farkları bulunabiliyor.
Bu nedenle Eti Maden’in rekor gelir hedefi kadar, önümüzdeki yıllarda ileri bor ürünlerinin toplam satış içindeki payını artırıp artıramayacağı da yakından izlenecek.
Yeni kullanım alanları ihracat yapısını değiştirebilir
Borun geleneksel sektörlerin ötesinde nükleer teknoloji, zırh malzemeleri, özel seramikler ve enerji uygulamalarında daha fazla kullanılması, Türkiye’nin ürün portföyünü dönüştürebilir. Bu alanlarda hacim klasik ürünlere göre daha düşük olsa bile birim fiyat ve teknoloji içeriği çok daha yüksek olabilir.
Eti Maden’in önündeki fırsat, rezerv avantajını yalnız ham madde gücü olarak değil, Ar-Ge ve ileri üretim kapasitesiyle birleştirmek. Rekor satış geliri bu dönüşüm için finansman ve ölçek avantajı sağlayabilir.



