İçeriğe geç
BAĞIMSIZ KÜRESEL HABERCİLİK
PİYASALAR

Bolat’tan AB’ye Sanayi Uyarısı: ‘Gümrük Birliği Ortaklığı Zedelenmemeli’

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası hazırlanırken Türkiye’nin Gümrük Birliği ve sanayi entegrasyonunun dışlanmaması gerektiğini söyledi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği’nin hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında Türkiye ile AB arasındaki mevcut sanayi entegrasyonunun korunması gerektiğini söyledi. Brüksel’de üst düzey AB yetkilileriyle temaslarda bulunan Bolat, yeni düzenlemenin Gümrük Birliği ortaklığını zedeleyecek sonuçlar üretmemesi gerektiğini vurguladı.

Bolat’ın açıklamaları, Türkiye ile AB arasında 13 Ekim’de gerçekleştirilen 3. Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu’nun ardından geldi. Toplantıda pazara erişim, gümrük süreçleri, e-ticaret, kamu alımları, yatırımlar ve tarım ürünleri gibi başlıklar ele alındı.

Türkiye ‘güvenilir ortak’ statüsünün korunmasını istiyor

AB, küresel rekabet ve tedarik zinciri güvenliği nedeniyle kendi sanayi üretimini güçlendirmeye yönelik yeni kurallar hazırlıyor. Türkiye ise Gümrük Birliği içinde yer alan ve Avrupa sanayisiyle derin biçimde entegre olmuş bir ekonomi olarak üçüncü ülkelerle aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.

Bolat, Avrupa’nın Çin başta olmak üzere bazı ülkelerden gelen yüksek ithalata ilişkin kaygılarını Türkiye’nin de paylaştığını, ancak çözümün güvenilir ortakları dışlamak olmaması gerektiğini belirtti.

Otomotiv sektörü kritik başlık

Türkiye ile AB arasındaki sanayi entegrasyonunun en görünür olduğu alanlardan biri otomotiv. Türkiye’de üretilen araç ve parçaların önemli bölümü Avrupa pazarına giderken Avrupa şirketlerinin de Türkiye’de büyük üretim yatırımları bulunuyor.

Yeni “Made in EU” kurallarının Türkiye’yi dışarıda bırakması halinde mevcut tedarik zincirleri ve yeni elektrikli araç yatırımları etkilenebilir.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesinde ilerleme

Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin görüşmelerde e-ticaret, kamu alımları, yatırımlar ve tarım ürünleri gibi bazı alanlarda ilerleme kaydedildiğini söyledi. Mevcut Gümrük Birliği sistemi ağırlıklı olarak sanayi ürünlerini kapsıyor.

Türkiye uzun süredir sistemin hizmetler, dijital ticaret ve kamu alımları gibi yeni alanları içerecek biçimde genişletilmesini istiyor.

2025 ticaret hacmi 217,6 milyar avroya ulaştı

Ticaret Bakanlığı ve AB’nin ortak açıklamasına göre ikili ticaret hacmi 2025 yılında 217,6 milyar avroya çıktı. Bu büyüklük, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkinin yalnız siyasi değil, şirketler ve tedarik zincirleri açısından da ne kadar derin olduğunu gösteriyor.

AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olmaya devam ederken Türkiye de Avrupa sanayisi için önemli üretim merkezlerinden biri.

Sanayi Hızlandırma Yasası neden önemli?

AB’nin yeni sanayi politikası, kritik ürünlerin Avrupa içinde veya güvenilir ortaklardan tedarik edilmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. Enerji dönüşümü, elektrikli araçlar, bataryalar ve ileri teknoloji ürünleri bu yaklaşımın merkezinde yer alıyor.

Türkiye, coğrafi yakınlığı ve mevcut üretim kapasitesi nedeniyle bu yeni sanayi ekosisteminde yer almak istiyor.

Dışlanma yatırımları etkileyebilir

Türkiye’nin AB içi teşvik veya tedarik mekanizmalarının dışında kalması, gelecekte yeni fabrikaların ve tedarik yatırımlarının yer seçimini etkileyebilir. Özellikle otomotiv, makine, beyaz eşya ve elektronik sektörlerinde yatırımcılar uzun vadeli pazar erişimine önem veriyor.

Bu nedenle Brüksel’de yürütülen görüşmeler yalnız ticaret politikası değil, doğrudan yatırım politikası açısından da kritik.

İki tarafın ortak çıkarı tedarik zinciri dayanıklılığı

COVID-19 dönemi, enerji krizi ve jeopolitik gerilimler Avrupa şirketlerine tedarik zinciri çeşitliliğinin önemini gösterdi. Türkiye’nin Avrupa’ya yakın üretim kapasitesi, “nearshoring” olarak bilinen yakın coğrafyadan tedarik stratejisi açısından avantaj sunuyor.

Bolat’ın mesajı da bu karşılıklı bağımlılığın yeni düzenlemelerde dikkate alınması gerektiği yönünde.

Bir sonraki aşama teknik müzakereler

3. Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu siyasi çerçeveyi oluştururken asıl sonuçlar teknik müzakerelerde ortaya çıkacak. Sanayi Hızlandırma Yasası’nın nihai metni ve Türkiye’nin hangi koşullarda kapsama alınacağı önümüzdeki dönemde netleşecek.

Ankara’nın temel hedefi, 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığının yeni AB sanayi politikalarında da fiilen tanınması.

Kaynaklar

  • T.C. Ticaret Bakanlığı, 14 Ekim 2026
  • Türkiye-AB 3. Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu ortak açıklaması
  • Anadolu Ajansı, 14 Ekim 2026

Türkiye’nin pazarlık gücü sanayi entegrasyonundan geliyor

Ankara’nın Brüksel karşısındaki temel argümanı, Türkiye’nin klasik bir üçüncü ülke tedarikçisi olmadığı yönünde. Otomotivden beyaz eşyaya, tekstilden makineye kadar çok sayıda sektörde üretim süreçleri iki taraf arasında fiilen bütünleşmiş durumda.

Bu nedenle yeni AB kurallarının yalnız ürünün üretildiği ülkeye bakmak yerine tedarik zincirinin bütününü dikkate alması Türkiye açısından kritik. Aksi durumda aynı üretim zincirinin farklı aşamalarında yer alan şirketler arasında yapay maliyet farkları oluşabilir.

Kararın ihracatçı KOBİ’lere etkisi de önemli

AB’ye ihracat yapan büyük sanayi şirketleri yeni düzenlemelere uyum için güçlü hukuk ve teknik ekiplerine sahip. Ancak aynı tedarik zincirindeki küçük ve orta ölçekli şirketler için yeni menşe, içerik veya uygunluk şartları ek maliyet yaratabilir.

Türkiye’nin müzakerelerde Gümrük Birliği statüsünü koruma çabası bu nedenle yalnız büyük otomotiv üreticilerini değil, binlerce yan sanayi ve KOBİ’yi de ilgilendiriyor. Nihai düzenlemenin kapsamı ihracatçıların yatırım planlarında belirleyici olabilir.

Brüksel’deki temasların bir başka boyutu da siyasi ilişkilerden bağımsız olarak ekonomik bağların korunması. Türkiye-AB ilişkilerinde dönem dönem siyasi gerilimler yaşansa da ticaret hacmi büyümeye devam etti. Sanayi düzenlemesinin bu ekonomik gerçekliği dikkate alması, iki tarafın şirketleri için öngörülebilirlik sağlayabilir.

İlgili haberler

Yukarı Çık