Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü yüzde 0,43 yükselişle 12.265,98 puandan tamamladı. Endeks önceki kapanışa göre 52,40 puan artarken toplam işlem hacmi 114,1 milyar lira oldu. Günün genel tablosu, ana endeksteki yükselişe rağmen sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etti: madencilik hisseleri güçlü alımlarla öne çıkarken bankacılık ve holding tarafında satış baskısı sürdü. Küresel piyasaların petrol fiyatları, tahvil faizleri ve Orta Doğu’daki gelişmelere duyarlı seyrettiği bir günde Borsa İstanbul, dışarıdaki daha olumlu risk iştahından sınırlı da olsa destek aldı.
Madencilik günün açık ara en güçlü sektörü oldu
Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 4,79 ile madencilik oldu. Buna karşılık finansal kiralama ve faktoring endeksi yüzde 5,15 düşerek günün en zayıf performansını gösterdi. Bankacılık endeksi yüzde 0,26, holding endeksi ise yüzde 1,45 değer kaybetti. Bu tablo, BIST 100’ün pozitif kapanışının piyasaya genellenmiş bir yükselişten çok belirli sektörlerdeki güçlü fiyatlamayla sağlandığını gösteriyor. Madencilik hisselerinde emtia fiyatları ve küresel hammadde talebine ilişkin beklentiler etkili olurken, finans şirketlerinde yüksek faiz ortamı ve fonlama maliyetleri yatırımcıların daha seçici davranmasına neden oluyor.
Endeks gün içinde 12.200 puanın üzerinde kalmayı başardı. Bir gün önce 12.213,58 puandan kapanan BIST 100, 9 Ekim sabahına da yüzde 0,42 artışla 12.264,61 puandan başlamıştı. Gün içindeki dalgalanmaya rağmen kapanışın açılış seviyesine yakın gerçekleşmesi, yatırımcıların yeni bir yön ararken önemli veri ve haberleri beklediğine işaret etti. Teknik açıdan piyasa takipçileri 12.400 ve 12.500 puan bölgelerini direnç, 12.100 ve 12.000 puan bölgelerini ise destek olarak izliyor. Bu seviyeler tek başına gelecek hareketi belirlemese de kısa vadeli pozisyonlarda referans olmaya devam ediyor.
Petrol fiyatlarındaki geri çekilme risk iştahını destekledi
Küresel tarafta günün en önemli unsurlarından biri petrol fiyatlarında önceki günkü sert yükselişin ardından görülen kısmi geri çekilme oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a ara seçimler öncesinde saldırı düzenlemeyeceklerini açıklaması, enerji arzına ilişkin en sert senaryoların bir miktar geriye çekilmesini sağladı. Bu haber hem Avrupa hisselerinde hem ABD vadeli işlemlerinde alımları destekledi. Yüksek petrol fiyatları Türkiye açısından enflasyon, cari denge ve enerji ithalat faturası üzerinden yakından izleniyor. Dolayısıyla petrolün yeniden gevşemesi yalnız küresel risk iştahı açısından değil, Türkiye varlıklarının makro görünümü bakımından da önemli.
Bununla birlikte petrol halen yılın önceki dönemlerine göre yüksek seviyelerde. Orta Doğu’daki çatışmalar, Kızıldeniz ve Hürmüz çevresindeki güvenlik riskleri ile ABD Körfezi’ndeki üretim kesintileri fiyatlarda jeopolitik risk primini koruyor. Bu nedenle Borsa İstanbul’da enerji maliyetlerine duyarlı sektörler ile enerji üreticileri arasında farklı fiyatlama davranışları görülebilir. Ulaştırma, petrokimya ve bazı sanayi şirketleri yüksek enerji maliyetlerinden olumsuz etkilenebilirken emtia üreticileri daha güçlü gelir beklentileriyle destek bulabiliyor.
Tahvil faizleri ve Fed beklentileri küresel fiyatlamanın merkezinde
ABD tahvil faizlerinin uzun yılların yüksek seviyelerinde seyretmesi, gelişmekte olan piyasalardaki sermaye akımlarını da etkiliyor. Yüksek ABD faizleri yatırımcıların riskli varlıklardan talep ettiği getiriyi artırdığı için Türkiye gibi piyasalarda hisse değerlemeleri, döviz kuru ve tahvil faizleri üzerinde baskı yaratabiliyor. Önümüzdeki hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve büyük bankaların bilanço sonuçları, Fed’in ek faiz artırımı yapıp yapmayacağına ilişkin beklentileri şekillendirecek. Fed’in daha uzun süre sıkı kalması, küresel fonlama maliyetlerini yüksek tutabilir.
Türkiye’de ise yatırımcıların odağında enflasyonla mücadele programının seyri, Merkez Bankasının para politikası ve bütçe görünümü var. Son günlerde İstanbul Ekonomi Forumu’nda yapılan açıklamalar, kamu otoritelerinin fiyat istikrarı ve mali disiplin vurgusunu sürdürdüğünü gösterdi. Piyasa açısından önemli olan nokta, bu çerçevenin kredi büyümesi, iç talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkisinin önümüzdeki aylarda nasıl görünür hale geleceği.
Haftalık performans yatay, fakat varlık sınıfları ayrıştı
Hafta genelinde Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri ortalama yüzde 0,03 geriledi. Aynı dönemde avro/TL yüzde 0,39 düşerken dolar/TL yüzde 0,63, gram altın ise yüzde 0,48 değer kazandı. Bu görünüm, yatırımcıların haftayı tek yönlü bir risk alma veya riskten kaçış davranışıyla geçirmediğini gösteriyor. Döviz ve altın tarafındaki sınırlı artışlar korunma talebini yansıtırken hisse piyasasındaki yatay performans, şirket bazlı seçimlerin önemini artırdı.
Yeni haftada bilanço sezonunun küresel piyasalarda başlaması, ABD enflasyon verileri ve enerji fiyatları Borsa İstanbul açısından da dış referans noktaları olacak. Yurt içinde açıklanacak sanayi üretimi ve diğer makro göstergeler ise ekonomideki büyüme-hizmet-enflasyon dengesine dair yeni sinyaller verecek. BIST 100’ün haftayı 12.265,98 puanda kapatması bir önceki gündeki toparlanmayı koruduğunu gösterse de sektörler arasındaki sert ayrışma, yatırımcıların endeks düzeyinden çok şirket ve tema seçimine odaklandığı bir piyasa yapısının devam ettiğini gösteriyor.


Kaynaklar
- Borsa İstanbul, 9 Ekim 2026 kapanış verileri
- Anadolu Ajansı, 9 Ekim 2026
- Küresel piyasa verileri ve Reuters, 9 Ekim 2026
Şirket bilançoları endeks yönünü daha fazla belirleyecek
Yılın son çeyreğine yaklaşılırken BIST 100’de makro verilerin yanında şirket bilançolarının ağırlığı da artacak. Bankacılıkta net faiz marjları ve kredi kalitesi, sanayide enerji ve finansman maliyetleri, ihracatçı şirketlerde ise kur ve dış talep koşulları yatırımcıların odak noktası olacak. Endeksin yatay seyrettiği dönemlerde şirketler arasındaki kâr büyümesi farkı fiyatlara daha hızlı yansıyabiliyor. Bu nedenle 12.000-12.500 aralığındaki teknik hareket kadar, bilanço beklentilerindeki revizyonların yönü de önem taşıyacak. Özellikle yüksek borçluluğa sahip şirketlerde artan küresel faizlerin etkisi daha görünür olabilir. Nakit pozisyonu güçlü, ihracat geliri yüksek veya emtia fiyatlarından destek alan şirketler ise görece daha dayanıklı kalabilir.
Bu nedenle yeni haftada hacim, sektör rotasyonu ve yabancı yatırımcı akışı birlikte izlenecek.

